(ANKARA) – Zafer Partisi Sözcüsü Azmi Karamahmutoğlu, “Gazeteciler Şaban Sevinç, Mustafa Balcı, İsmail Saymaz ve sevgili Murat Ağırel, siyasallaşan yargı yoluyla susturulmaya çalışılırken, bu gazeteci arkadaşlarımızın cezalandırılmaları üzerinden aslında gerçekte tüm medyaya gözdağı veriliyor. Cumhuriyet tarihinin bu en büyük borsa dolandırıcılığı konuşulmasın, haber yapılmasın ve Türk halkı bu rezaleti duymasın isteniyor” dedi.
Zafer Partisi Sözcüsü Azmi Karamahmutoğlu, partisinin genel merkezinde yaptığı düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Karamahmutoğlu, “fon krizine” ilişkin şunları söyledi:
“Türkiye tarihinin en büyük borsa, fon ve hisse manipülasyon skandalı patlayınca AKP hükümetinin başı olan AKP’nin Sayın Genel Başkanı Tayyip Erdoğan Bey bütün bu borsa yolsuzluklarından Sayın Erdoğan’ın işlem yapılırken haberdar olmadığı söyleniyor. Biz Zafer Partisi olarak, vatandaşlar olarak buna inanmak istiyoruz. Sayın Erdoğan’ın bütün bu olan bitenlerden, işlemler yapılırken haberdar olmadığına inanmak istiyoruz. AKP’nin bazı genel başkan yardımcılarının karıştığı bu borsa yolsuzluğundan, AKP’nin bürokratlarının karıştığı bu borsa dolandırıcılığından, AKP’li bazı eski bakanların içinde olduğu bu borsa manipülasyonundan AKP’nin Sayın Genel Başkanı Erdoğan’ın haberdar olmadığına inanmak istiyoruz. Fakat bu hafta birinci ayını dolduran Türkiye tarihinin en büyük fon, hisse ve borsa manipülasyonu skandalını açığa çıkarmak amacıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne geçen hafta bir araştırma önergesi verildi. Meclis araştırma önergesi, Adalet ve Kalkınma Partisi ve Milliyetçi Hareket Partisi’nin oylarıyla reddedildi. Cumhur İttifakı’nın oylarıyla bu Meclis araştırma önergesi reddedildi.
“AKP ÇEVRELERİ ‘HIRSIZ BİZİM HIRSIZIMIZDIR’ DİYOR”
Şimdi, tek adam rejimini meşrulaştıracak şekilde müdahaleyi yalnızca hükümetin başı olan Sayın Cumhurbaşkanı’ndan beklemeyi de doğru bulmuyoruz. Hükümetin başı olan Sayın Cumhurbaşkanı, tek başına müdahale etmeye yetkili olan tek makam, mevkii değildir. Bu yüzden daha doğru bir soruyla, devletin kurumları, kamu otoritesi ne için tam olarak işletilmiyor, diye soruyoruz. Ne için bu yolsuzluk ve suçtan elde edilen gelirlerle zenginliğine zenginlik katanlar adaletin huzuruna çağrılmıyor, yargıya gitmeleri engelleniyor ve neden korunuyorlar? Borsa yolsuzluğu yapanlar için ‘Hırsız bizim hırsızımızdır.’ anlayışıyla bir koruma olduğunu görüyoruz. Borsa yolsuzluğu yapanlar, ‘Hırsız bizim hırsızımızdır.’ anlayışıyla korunuyor. AKP çevreleri, ‘Hırsız bizim hırsızımızdır’ diyor. İyi ama para da bizim paramız, halkın parası.